banner
Manset Yazarlar

NEFESİM YETMİYOR

NEFESİM YETMİYOR “Nefes alamıyorum, nefes almaya çalıştıkça sanki nefesim yetmiyor… yarıya kadar gidiyor sonra tıkanıyorum. Sanki ciğerlerim de bir ağrı hissediyorum… ama tarif edemiyorum. Ama biliyorum bir şey var çünkü..

NEFESİM YETMİYOR
banner

NEFESİM YETMİYOR

“Nefes alamıyorum, nefes almaya çalıştıkça sanki nefesim yetmiyor… yarıya kadar gidiyor sonra tıkanıyorum. Sanki ciğerlerim de bir ağrı hissediyorum… ama tarif edemiyorum. Ama biliyorum bir şey var çünkü nefes alamıyorum… çok canım yanıyor…çok!”

Karşımda, 40 yaşların da oldukça bitkin, acılar çektiği her halinden belli olan, ara, ara derin nefes alma ihtiyacı olan bir kadın oturuyor.

İhanete uğradığının, aldatıldığını anlayıp, kabul ettikten sonra ki ilk seansımız.

Sabahattin Ali’nin dizeleri geliyor aklıma onu dinlerken:

“Yaramın nerede olduğunu bilmiyorum. Yalnız bir yerlerim acıyor. Çok acıyor…!”

İhanete uğramış  birinin nefes alamaması, boğuluyormuş gibi hissetmesi, cigerlerine acı saplanması… fiziki darbe almış gibi acı belirteli

göstermesi çok ilginç değilmi?

Bugün Sizlerele, beynimizin psikolojik acıyı fiziksel açıdan ayırmadığı bilgisini paylaşmak  istiyorum.

Kısacası, beyin fiziksel acıyı, duygusal acıdan ayıramaz!!!

Yapılan beyin görüntüleme çalışmalarında, psikolojik acının fiziksel acı  gibi  aynı sinirsel ağı harekete geçiriyor olduğu saptanmıştır.

Örneğin, utanç, keder, hüzün, ayrılık, reddedilme gibi duygusal sarsıntılar ve benzeri olumsuz duygularların, fiziksel ağrı gibi beynimizde aynı bölgeleri uyarıyor ve her ikisi de nörobiyolojimizde aynı etkilere sahip.

Yani, reddedildiğinizde hissettiğiniz duygusal acı biri karnınıza yumruk attığında hissedeceğiniz acıyla aynı değerde Dışarıdan ölçülemeyen, fizik muayene bulgusu, laboratuvar testi, görüntüleme çalışması bulunmayan, nedeni belirlenemeyen ancak yaşayan kişinin gerçekten yaşadığı acılar ve ağrılardır bunlar.

Özellikle duygusal ilişkilerde yaşanan ayrılıklar, sevilen kişinin kaybedilmesi, herhangi bir olumsuz deneyim sonucu yaşanan üzüntü gibi negatif deneyimler ve duygular da kişinin fiziksel acı duymasına neden olan aynı sinirsel ağı harekete geçiriyor.

Karacaoğlanın: “Cerrah neyler yürekteki yaraya, akar çeşmim yaşım dindiremedim” sözleri bile bence bu bilgilerden sonra daha farklı bir anlam kazanıyor.

Neyse… gelelim benim dikkat çekmek istediğim noktaya.

Lütfen, etrafınız da dayanılmaz ruhsal acı çektiğini gördüğünüz, yada duyduğunuz insanlara yardım alması için destek olun.

Bu arada, akıl vermeyi ve nasihat etmeyi kesinlikle kastetmiyorum böyle bir durumda yardım edin demekle.

Lütfen aklınızı, nasihatlarınızı ve kendi engin tecrübelerinizi böyle bir durumda kendinize saklayın !!!

Sadece dinleyin ve yanında olun.

En önemlisi de, bir uzmana gitmesi için destek olun, güç olun.

Eğer, etrafınızda bu acıları yaşayan, ya da yaşadığını söyleyen bir insana yardımcı olamayacaksınız, çay eşliğinde kekinizi yerken o insan hakkında konuşmayın, yargılamayın, muhabbetlerinize malzeme yapmayın.

Bazen ruhsal sıkıntılar, yani psikolojik acı incinme, ıstırap, kahır o kadar ağır ve dayanılmaz bir hâl alırki, bilinç düzeyinde bu acıyı sona erdirmek çabasıyla intihar düsüncelerine hatta girişimlerine rastlanır.

Lütfen, yoğun duygusal acı çekiyorsanız muhakkak destek alın.

Lütfen etrafınızda yoğun duygusal acı çektiğini gördüğünüz bir insan bulunuyorsa onu ciddiye alın.

“Küçük bir deney”

Bu arada sadece biraz kendinizi tanıyabilmek yada  empati yapabilmeniz için Sizinle  2 basamak kısa  bir deney yapmak istiyorum.

Lütfen  konsantre olun ve  fiziksel acı çektiğiniz  bir durumu hatırlamaya çalışın.

Hatırladınızmı?!

10 saniye kadar bu durumda kalın.

Şimdide duygusal acı çektiğiniz bir durumu hatırlamanızı  istiyorum Sizden.

Nasılmı? Mesela size yakın olan birinin, Sizin güveninizi nasıl kötüye kullandığını, haksızlık yaptığını, yarı yolda bıraktığını, yalan söylediğini aldattığını…tekrardan kendinizi o duruma verin ve 10 saniye kalın.

Şimdi de iki acı için 1’den 10’a kadar  puan verin.

Hangi durumu düşünmek sizi daha çok rahatsız etti?

Genelde bu konuyla ilgili yapılan sonuçlarda duygusal acıyı hatırladık dan sonra İnsanların kafası daha karışık… motivasyonlarının, morallerinin ve fiziki enerjilerinin çok düştüğü görülmüştür.

Sonuç olarak, duygusal acıyı hafife almayın.

Başkalarının duygusal acısı hakkında ahkâm  kesmeyin.

Başkalarının hayatına hasar vermeyin.

Sizin hayatınıza da başkalarının hasar vermesine izin vermeyin.

Baktınız ki her şeye rağmen böyle bir durum yaşandı, lütfen çaresini profesyonel destek ve yardım  alarak arayın.

Selam ile, sağlıklı ve aklıselim kalın.

 

banner

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL