Oğlum Ata’nın arkadaşları bize sıklıkla gelir. Geldiklerinde Allah ne verdiyse hep beraber yer ve içeriz. Bizler ailemizden böyle gördük. Ayrıca haber vermeden gelenler de Tanrı misafiridir ve rızkıyla gelir zaten, öyle değil mi?

Ramazan ayı hoşgörü ve paylaşım ayıdır. Günümüzde davet üzerine gidilen iftar yemeklerine eskiden çatkapı gidilirdi, böylelikle ev sahibini fazla zahmete sokmadan aile fertlerinin yediği yemek paylaşılırdı. Misafir rızkıyla gelir sözünün canlı şahidi olduğumu söyleyebilirim. Ev halkını baz alarak yaptığımız yemekler, çatkapı gelen misafirlere de yetiyor, hatta artıyordu.

Biz severek paylaştığımızda yüce yaradan hepimize yetirir o rızkı. O yıllarda iftar yemeklerine insanlar oruç tutup tutmadığını sormadan davet edilirdi. Tutan tutmayana nasıl saygılı davranıyorsa tutmayan da tutanın yanında aynı nezaketi gösterip bir şey yiyip içmezdi. Yani günümüzden çok farklıydı her şey. Bazen düşünmeden yapamıyorum; teknoloji arttıkça acaba insani değerlerimiz mi azaldı diye. Sosyal medya hayatımıza gireli şurada yanılmıyorsam en fazla 15-20 yıl olmuştur diyecektim ki daha net bir bilgi olsun diye Google’e sordum. Facebook’la 2004 de, Twitter’le 2006 da, İnstagram’la ise 2010 da tanışmışız.

Ama ne tanışmak…

Kimi zaman gerçek hayatı unutup yapmacık hallere, yalan ortamlara, umursamaz tavırlara bürünmedik mi? En yakınlarımızla geçirebileceğimiz zamanı o yalan ortamda heba etmedik mi? Ve her şeyden kötüsü birbirimize saygımızı orada kaybetmedik mi? Biz bu ortamlarda bir şey paylaştığımızda bunu sadece biz görmüyoruz, öncelikle bunu idrak etmeliyiz.

Eskiden komşunun evinde biri öldüğünde mahallece yas tutulurdu. Evlerde televizyon açılmazdı. Şimdi bir başsağlığı sonrası gelsin kadehler, kahkahalar, öz çekimler (selfiler). Sahi ne oldu bizim sağduyumuza?

Sayılmak istiyoruz ama saymıyoruz, sevilmek istiyoruz ama sevmiyoruz, görülmek istiyoruz ama görmüyoruz özet maalesef bu! Şu geçirdiğimiz bir yıl da insanın insana ne denli ihtiyaç duyduğunu sanırım hepimiz anladık. Belki de gün yaşananları örnek alıp daha güzel, daha saygın, daha sağduyulu ve daha mutlu günler karşılama günüdür. Belki şu sıralar kısıtlama yaşıyoruz ama buna güzellik katmak elimizde. Güzel bir yemek pişirdiğinizde bir tabak fazla pişirip “ komşuda pişer bize de düşer” misali komşunuza ikram edin. Sebepsizce sevdiklerinize çiçek alın, bir çocuğun yüzüne gülümseyip “nasılsın?” diye sorun, sokakta yanınızdan geçenlere merhaba deyin. Göreceksiniz iyilik bulaşıcıdır ve size mutlak surette geri dönecektir. Pek yakında sevdiklerinizle geçireceğiniz, dertlerinizi paylaşıp azaltacağınız, sevinçlerinizi paylaşıp çoğaltacağınız günler görmeniz dileği ile hepimize hayırlı ve bereket dolu bir Ramazan ayı diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.