Bir tanıdıkla sohbet ediyorduk. İsmi Ömer olsun. Şöyle bir anısını benimle paylaştı: Üniversiteyi bitirince Türkiye’de bir yere din görevlisi olarak atanıyor. Yaşadığı yerden ayrı bir yere gidince haliyle ev eşyalarına ihtiyaç oluyor. Görev yaptığı camiye namaz vakitlerinde gelen bir kişi “Hocam siz buraları bilmezsiniz, ben yardımcı olayım.” diye teklifte bulunuyor. Birlikte mağazalar geziliyor, mobilya, halı, buzdolabı televizyon alınıyor. Ömer Bey yardımcı olduğu için o kişiye minnettar oluyor. Aradan zaman geçiyor. Ömer Bey bakıyor ki misalen on liraya aldığı mobilya aslında beş lira. Televizyon beş lira değil üç lira. Aynı ülkede, aynı milletten, aynı inançtan bir kişi Ömer Beyi kandırmıştı.

Türkiye’de belki başka ülkelerde de o beldeye çalışmak için gelen, okul okumak için gelen kişileri kandıranlar çıkabiliyor. Aynı şey turistik beldelerde de görülebilir. Tersine; aynı yerlerde o beldenin yabancısı kişilere yardımcı olan insanlar da vardır. Herkes bir birey olarak bu dünyada var oluyor. Ayşe, Emre, Olga’nın yanına meslek, yaşadığı yer, etnik kökeni, inancı gibi özellikler, kimlikler de katılabiliyor. Ancak bu kimlikler asıl bireyin önüne geçmemeli. Ömer Beyi pek çok ortak kimliği paylaştığı biri kandırmıştı. Başkaları da o belde de ona yardımcı olmuş, dostluk göstermişti. Mesele kimliklerde değil. Diğer yandan, herkes mensup olduğu şeylerle gurur duyabilir. Ancak bu üstünlük meselesi değildir.

Bir işyerine gittiğinizde sizi kapıdaki güvenlik görevlisi, danışma elemanı karşılar. Etrafın temizliğini, tertip düzenini veya tersini görürsünüz. O işyerinin yönetim kadrosu ne kadar nitelikli olsa da karşılama ve temizlikteki kusur, sizde işyeri ile ilgili olumsuz etki bırakır. İşyerinde yönetici kadar temizlik elemanı da önemlidir.

Ebeveynlerin evde nasıl konuştuğu önemlidir. Evde kaba saba konuşuluyorsa, çocuk da bunu taklit eder. Kolayca yalan söyleniyorsa, çocuk için de bu normal olur. Çeşitli milletler, topluluklar hakkında önyargı oluşturacak şekilde konuşulmamalıdır. Böyle bir konuşmanın ardından çocuk ertesi gün o topluluğa mensup bir çocukla aynı sınıfta olacak, beraber oyun oynayacak, beraber yemek yiyecek. Bir başka ebeveyn de benzer cümleler kursa ve o ebeveynin çocuğu sizin çocuğunuzla rahatça etkileşim kuramasa, belki dışlasa, ne hissedersiniz?   Çocuğunuz herkesle güzelce etkileşim kuracakken; sizin konuşmalarınızla önyargı oluşturmak çocuğunuz için bir yüktür. Bırakın çocuğunuzu yaşadığı ve yaşayacağı yerlerde rahat olsun, mutlu olsun. Yapılacak şey basit evde konuşmalarımıza dikkat etmek.

Özgür Erakkuş

Atatürk Üniversitesi Oltu Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.